Tolga Karaçelik’e Ankara Uluslararası Film Festivalinde sürpriz doğum günü

Ankara Uluslararası Film Festivalinde bugün Ulusal Uzun Film Yarışmasının ilk gösterimi Güven filmi öncesi Ulusal Uzun Film Yarışması başkanı yönetmen Tolga Karaçelik‘in doğum günü kutlandı.

30.Ankara Uluslararası Film Festivalinde bugün Ulusal Uzun Film Yarışması film gösterimleri başladı. Seçici kurul üyeleri yönetmen Tolga Karaçelik, fotoğraf sanatçısı ve senarist Ebru Ceylan, oyuncu Tolga Tekin, oyuncu Tülin Özen, gazeteci ve yayıncı Cem Erciyes yarışmanın ilk gösterimi olan Güven filmini izlemeye 14.00’te Büyülü Fener Kızılay sinemasına geldiler. Film gösterimi öncesi festival ekibi 38’inci yaşına giren Tolga Karaçelik‘in doğum gününü kutladı. İzleyicilerden yoğun alkış ve tebrik alan Karaçelik, “Şaşkınım, herkese çok teşekkürler” dedi.

,

Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışmasında Kazanan Belli Oldu

Ankara Uluslararası Film Festivalinin her yıl düzenlediği Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışması dün yapıldı. Kazanan projeye 30.000 TL maddi destek verilecek.

30. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında dün Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışmasına katılanlarla Holiday Inn otelde gün boyu mülakat yapıldı. Yapımcı Armağan Lale, yapımcı Ali Bayraktar ve yönetmen, yapımcı Sevinç Baloğlu’ndan oluşan seçici kurul sona kalan on projeyi değerlendirdi. Büyülü Fener Kızılay sinemasında 19.00’da yapılan kokteyl ile kazanan açıklandı. Orta sınıf ailelerdeki bireylerin yalnızlığını ve bu yalnızlığı aşmadaki evrensel yanlışlıkları sinemaya absürt bir dille aktaran “Karanlıkta Islık Çalanlar” projesiyle Pınar Yorgancıoğlu 30.000 TL’lik ödülü kazandı. Ödül töreni 27 Nisan’da Avrupa Birliği Delegasyonun katılımıyla yapılacak.

Yapımcı Ali Bayraktar, Pınar Yorgancıoğlu, Yapımcı Armağan Lale ve yönetmen, yapımcı Sevinç Baloğlu

 

Oray’ın Yönetmeni Büyükatalay: “Filme sosyolojik ve psikolojik yönden bakılmalı”

Geçtiğimiz Şubat ayında Berlin Film Festivali’nden En İyi İlk Film ödülünü kazanan Oray dün Ankara Uluslararası Film Festivalinin 19.00 seansında gösterildi.

German Films ve Goethe-Institut ortaklığında bu yıl beşincisi düzenlenen Kino 2019-Alman Filmleri kapsamında, geçtiğimiz Şubat ayında Berlin Film Festivali’nden En İyi İlk Film ödülünü kazanan Oray dün Ankara Uluslararası Film Festivalinin 19.00 seansında gösterildi. Uyum sorunları olan ve inanç kriziyle baş etmeye çalışan genç bir adamın hikâyesini anlatan filmin gösteriminin ardından yönetmen Mehmet Akif Büyükatalay ve yapımcı Bastian Klügel’le söyleşi yapıldı.

“Almanlar Müslümanların yaşamlarını bilmiyor”

Yapımcı Bastian Klügel “Sizi Almanya’da yaşayan Müslümanlarla ilgili filmin yapımcısı olmaya yönlendiren neydi?” sorusuna, filmin Almanya için önemli olduğunu belirterek şöyle cevap verdi: “Almanya’da Almanlar orada yaşayan Müslümanların yaşadıklarıyla ilgili çok fazla şey bilmiyorlar. Çok fazla ön yargılar var. İslamofobi var. Müslüman toplumun içinden bakan bir filmin çok önemli olacağını düşündüm”.

Fügen Uğur, Bastian Klügel, Mehmet Akif Büyükatalay ve Engin Ertan

“Tek İslam yok”

Bir seyircinin Yönetmen Mehmet Akif Büyükatalay’a filmde vermek istediği mesajı sorması üzerine Büyükatalay, “Filmde benim mesajım önemli değil, ben hiçbir yöne çekilmek istemiyorum. Filme daha çok sosyolojik ve psikolojik yönden bakılmalı. Bu noktada filmin yorumu size bağlı” dedi.

Seyircinin filmden bir örnekle İslami anlayışıyla ilgili sorusuna Büyükatalay, “Tek İslam yok. Almanya’da benim doğup büyüdüğüm şehirde bile yedi, sekiz tane cemaat var. Almanya’da yaşanan İslam’la, Endonezya, ABD’de yaşanan İslam bambaşka. O yüzden bambaşka fetvalar oluşuyor” dedi.

 

,

“Kapı” Filminin Özel Gösterimi Yapıldı

Ankara Uluslararası Film Festivali katkılarıyla, Aziz Nesin Emek Ödülü sahibi Kadir İnanır’ın son filmi Kapı için dün Büyülü Fener Kızılay sinemasında 15.30’da özel gösterim yapıldı.

30. Ankara Uluslararası Film Festivali katkılarıyla, Aziz Nesin Emek Ödülü sahibi Kadir İnanır’ın son filmi Kapı için dün Büyülü Fener Kızılay sinemasında 15.30’da özel gösterim yapıldı. Sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği özel gösterime Kadir İnanır, film oyuncusu Aybüke Pusat ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Milletvekili Mithat Sancar katıldı.

“Ankara izleyicisi farklı ve niş”

Gösterim sonunda Kadir İnanır izleyicileri selamlayarak, fotoğraf çektirdi. Kapı filmi oyuncusu Aybüke Pusat “Tüm izleyiciye teşekkür ederim. Ankara izleyicisinin Türkiye’deki tüm yerlerden farklı ve daha niş olduğunu düşünüyorum. Çok mutluyum burada olduğum için” dedi.

“Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi” Türkiye Galasını Yaptı

Türk Kızılayı tarafından desteklenen yönetmenliğini Biket İlhan’ın yaptığı Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi belgeseli Türkiye galasını dün Ankara Uluslararası Film Festivalinde yaptı.

30. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında Türk Kızılayı tarafından desteklenen yönetmenliğini Biket İlhan’ın yaptığı Osmanlı Devletindeki ilk kadın hareketini konu alan Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi belgeseli Türkiye galasını dün Ankara Uluslararası Film Festivalinde yaptı. 21.30’da başlayan galaya Ankaralı izleyicilerin ilgisi yoğundu.

Hanımlar Merkezi: Osmanlı Devleti’nde başlamış ilk kadın hareketi

Film gösteriminin ardından yönetmen Armağan Pekkaya’nın moderatörlüğünde, yönetmen Biket İlhan, senaryo yazarı Aydan Gündüz, Funda Özdemiroğlu ve sanat yönetmeni Kübra Erişir izleyicilerle söyleşi yaptı. Biket İlhan, yönetmenlik kariyeri boyunca ilk kez bir belgesel çektiğini belirterek “Böylesi tarihin içinde unutulmuş meseleleri ortaya çıkarmayı seviyorum. Hanımlar Merkezi belgeselini çekmeye karar verdiğimizde Türk Kızılayı Genel Başkanı bile şaşırmıştı” dedi. Hanımlar Merkezinin Osmanlı Devletinde başlamış ilk kadın hareketi olduğunu dile getirdi.

Söyleşi sırasında bir seyirci “Entelektüel hayatın içinde olmama, çok okumama rağmen Osmanlı’da kadınların böyle bir örgütlenme oluşturduklarından haberim yoktu. Aslında Hanımlar Merkezi’nin bu örgütlenmesi o dönem için batı devletleri için bile çok ilerici bir adım. Ortaya çıkardığınız için çok teşekkürler. Gösterimden çok mutlu oldum” dedi.

“Daha uzun ömürlü olmasını diliyorum”

İlhan, söyleşide Ankara Uluslararası Film Festivali hakkında da şunları söyledi: “Başkentimizde böyle önemli bir festivalin yer alıyor olması çok önemli. Festivaller zaten bütün sinemacılar için çok önemli. Buralarda bir araya geliyoruz, buralarda yeni yönetmenler oyuncular çıkıyor. Festivaller çok zorluklarla ilerliyor. Destek gerekiyor. Ankara Uluslararası Film Festivali için 30 yıl az zaman değil. Daha uzun ömürlü olmasını diliyorum” dedi.

Emin Alper: “Palu ailesini korku filmi yapacağım”

Ankara Uluslararası Film Festivalinin ilk gününde Emin Alper’in yönetmenliğini yaptığı Kız Kardeşler filmi yoğun ilgi gördü. Emin Alper ve film ekibi gösterimler sonrası sinemaseverlerin sorularını yanıtladı.

30. Ankara Uluslararası Film Festivalinin ilk gününde Emin Alper’in yönetmenliğini yaptığı Kız Kardeşler filmi Ankaralı sinemaseverler tarafından yoğun ilgi gördü. Sinemaseverlerin yoğun ilgisi üzerine film için ikinci seans açıldı. Emin Alper ve film ekibinden Cemre Ebüzziya, Ece Yüksel ve Kayhan Açıkgöz film gösterimlerinin ardından izleyicilerin sorularını yanıtladı.

“Çocukluğum beslemelerle geçti”

“Film Anadolu romantizmini yıkmaya mı çalışıyor mu?” sorusuna filmi bu amaçla yapmadığını belirterek cevap veren Alper şunları söyledi:  “Bazı eleştirmen arkadaşlar bunu çok öne çıkardılar ve filmin taşra filmleriyle dalga geçen bir noktada olduğunu söylediler. O kadar değil. Öyle bir niyetim yok. Ancak bu film diğer taşra filmlerinden biraz farklı oldu galiba” dedi. Alper, “Filmin hikâyesiyle kişisel bir bağınız var mı?” sorusuna kişisel bir bağı olduğunu vurgulayarak “Bu soruyu Berlin’de de çok sordular. Benim çocukluğum beslemelerle geçti. O dönemde her hali vakti yerinde ailenin evinde olurdu. Hep çok acıklı ve hüzünlü bulduğum pozisyondu, anlatmak bu filmde nasip oldu” dedi.

Akrebin anlamı

Seyircinin “Bir korku filmi çekseniz ne kadar güzel olurdu” sözlerine ise Alper, “Bir projem var. Palu ailesini korku filmi yapacağım” dedi. Seyirciler özellikle filmde geçen akrebin özel bir anlamı olup olmadığı üzerine çeşitli sorular sordular. Emin Alper “Akrebin özel bir anlamı yok. Akrep kırsal kesimlerin en çok korktuğu hayvandır. Köydeki yaşamın zorluğunu ve korku dolu oluşunu hatırlatan bir imge” dedi. Söyleşilerin ardından Emin Alper ve film ekibinden Cemre Ebüzziya, Ece Yüksel ve Kayhan Açıkgöz Ankaralı sinemaseverlerle sohbet etti.

30 Yıllık Yolculuk: Ankara Uluslararası Film Festivali Başladı

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nca düzenlenen 30. Ankara Uluslararası Film Festivali Ankara MEB Şura salonunda yapılan açılış töreniyle başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 30. Ankara Uluslararası Film Festivali dün akşam Ankara MEB Şura salonunda yapılan açılış töreniyle başladı. Açılış töreninin sunuculuğunu Şenay Gürler ve Ünsal Ünlü yaptı. Törene Kadir İnanır, Nazlı Eray, Biket İlhan, Şebnem Bozoklu, Kanat Atkaya, Armağan Pekkaya ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Milletvekili Mithat Sancar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Selçuk Yavuzkanat, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de katıldı.

Aziz Nesin Emek Ödülü Kadir İnanır’ın

Yönetmen ve oyuncuların yanı sıra sinemaseverlerin de katıldığı törende Aziz Nesin Emek Ödülü Kadir İnanır’a verildi. İnanır’a ödülünü Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Demirkol verdi. Deneyimli Sanatçı İnanır, yazar Aziz Nesin ile ilgili hatıralarını salondakilere anlatırken, “Çok büyük bir sanatçıydı. Bugün herkesin evinde bir Aziz Nesin kitabına rastlamak mümkün. Babaları, amcaları sevmese bile çocukları gizlice bir yere saklamıştır. Bundan hiçbir endişem yok.” diye konuştu.

Demokratik bir ülkede yaşanılması için düşünen, konuşan, cesur ve aydın insanlara ihtiyaç olduğunu ifade eden İnanır, şunları söyledi:

“Aziz Nesin böyle bir aydındı. Böyle güzel bir insandı. Keşke tanısaydınız. İnanamazdınız. Cimriye çıkmıştı adı. Asla cimri değildi çünkü biriktirdiği bütün paraları kimsesiz ve yoksul çocukların eğitimi için bir vakfa gönderiyordu. Kendisi de şimdi orada yatıyor zaten ama capcanlı, içinde, gönlümüzde. İşte böylesine büyük bir aydın adına verilen ödüle layık görüldüğüm için son derece onurluyum.”

Sanat Çınarı Ödülü Nazlı Eray’a verildi

“Sanat Çınarı Ödülü” yazar Nazlı Eray’a verildi. Eray, ödülü almaktan dolayı onur duyduğunu belirterek “Ödüle layık olmaya çalışacağım. Çok teşekkür ederim” dedi.

Törende Kitle İletişim Ödülü ise Gülse Birsel’e verildi. Gülse Birsel iş yoğunluğu sebebiyle törene katılamadığı için video kaydıyla sinemaseverlere seslendi.

Açılış töreni Moğollar grubunun konseriyle son buldu. Festival 27 Nisan Cumartesi günü 19.30’da Cermodern’de yapılacak kapanış töreniyle sona erecek.

Dünya Sineması: Festivalin Merakla Beklenen Seçkisi

Dünya sinemasından özel bir seçkinin yer aldığı festivalde, kısa film ve belgesel gösterimlerinin yanı sıra bu yıl özel gösterimler de yapılacak. On gün sürecek festivalde 14 bölümde 120’ye yakın film yönetmen ve oyuncuların katılımıyla izleyiciyle buluşacak. Ayrıca festival boyunca söyleşi, atölye çalışmaları ve özel etkinlikler her yaştan Ankaralı sinemaseverler için ücretsiz olarak yapılacak. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin bu yılki gösterimleri Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda yapılacak.

Bu yıl festivalin Dünya sineması seçkisinde merakla beklenen filmler yer alıyor. Festivalin Dünya Sineması seçkisi bu yıl; Berlin Ekspres, Daha Ötesi Yok, Dünya Festivallerinden, Duvar Yıkılıyorken, Retrospektif: Werner Herzog ve V4: Orta Avrupa Dörtlüsü bölümlerinden oluşacak.

 

 

 

 

 

OTUZ YILDIR KISA FİLMLERİN TEK ADRESİ: ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ

30. Ankara Uluslararası Film Festivali 18 Nisan’da başlıyor. 28 Nisan’a kadar sürecek festivalde merakla beklenen kısa film gösterimleri yapılacak.

Ankara Uluslararası Film Festivali 18 Nisan’da MEB Şura salonunda yapılacak açılış töreniyle başlıyor. Biletleri 6 Nisan’da satışa çıkan festivalde merakla beklenen kısa filmler Ankara seyircisiyle buluşacak. Festivalin Kısa Film Gösterimleri seçkisi bu yıl; Kısa Sınır Tanımaz, Yolu Festivalden Geçenler, Türkiye Kısa Bağımsız Canlandırma Filmleri, Balkans Beyond Borders Kısa Film Festivali “Balkan Hikayeleri” seçkisi bölümlerinden oluşacak.

Ödüllü filmler “Kısa Sınır Tanımaz”da

Kısa Sınır Tanımaz seçkisinde öne çıkan filmler; Toronto Film Festivali En İyi Kısa Film ödüllü The Field, 2019 Oscar ödüllü Skin, Venedik Film Festivalinden En İyi Kısa Film ödülünü alan Kado, Cannes Film Festivali Özel Ödüllü On The Border. Bunların dışında dünya festivallerinde gösterilmiş ve ödüllü birçok film seçkide yerini alacak.

Oscar ödüllü Skin

“Yolu Festivalden Geçenler” Otuzuncu Yaşında da Yalnız Bırakmadı

Bu yıl otuzuncu yaşını kutlayan Ankara Uluslararası Film Festivali, en başından beri genç sinemacıların ve kısa filmcilerin hem ilk adresi hem de okulu olmuştur. Cemal Şan, Mustafa Altıoklar, Kudret Sabancı, Reis Çelik, Natali Yeres, Ahmet Uluçay, Yüksel Aksu, İlker Canikligil, Eyüp Boz, Fatih Akın, Ebru Ceylan,  Ozan Açıktan, Uğur İçbak, Özcan Alper, ve daha nicesinin yolu Ankara Uluslararası Film Festivali’nden geçmiştir. Yolu Festival’den geçenler bölümünde Natali Yeres’in Aynalar Suiti filmi, Hüseyin Karabey’in Dialog filmi, Ebru Ceylan’ın Kıyıda filmi, Mehmet Bahadır Er’in GoyGoy filmi ve Yüksel Aksu’nun Zamanın Labirentinde Karşılaşma filmi gösterilecek. Ayrıca gösterimlerin ardından Ebru Ceylan, Natali Yeres, Yüksel Aksu, Hüseyin Karabey’in katılımıyla söyleşiler yapılacak.

Berat İlk ve Ayçe Kartal’la Kısa Bağımsız Canlandırmalar

Türkiye’den Kısa Bağımsız Canlandırmalar seçkisini hazırlayan Berat İlk ile yönetmen ve canlandırma sanatçısı Ayçe Kartal gösterimin ardından gerçekleşecek söyleşide Fransa’nın Oscar adayı olarak seçilen, Clermont-Ferrand ve Cesar ödüllü Kötü Kız filminin yapım sürecini ve Türkiye’deki bağımsız canlandırma sinemasını konuşacak. Kısa Bağımsız Canlandırmalar ücretsiz olarak izlenebilecek biletler seans başlamadan bir saat önce sinema gişesinden alınabilecek.

Balkans Beyond Borders Kısa Film Festivali “Balkan Hikayeleri” Seçkisi

Atina Merkezli, Balkans Beyond Borders Kısa Film Festivali 9 yıldır, farklı Balkan ülkelerinde düzenleniyor. Şimdiye kadar Belgrad, Tiran, Atina, Bükreş, Saraybosna, Selanik, Sofya, Brüksel, ve Novi Sad şehirlerinde düzenlenen festival bu yıl, Ankara Uluslararası Film Festivali ile işbirliği yapıyor. Festivalin seçtiği filmlerin gösteriminin ardından Balkans Beyond Borders Kısa Film Festivali’nden Türkiye Temsilcisi ve İletişim Koordinatörü Rıfat Erkek festival ile ilgili tanıtıcı bir söyleşi yapılacak.

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 16 Film Yarışıyor

Ulusal Kısa Film Yarışmasına başvuran 170 film arasından Prof. Dr. Oğuz Onaran, Itır Gökgücü ve Gülden Treske’den oluşan ön seçici kurul değerlendirmesi sonucu 16 film ön elemeyi geçti. Yönetmen Seren Yüce, akademisyen Çağla Karabağ Sarı, ve görüntü yönetmeni Feza Çaldıran’ın yer aldığı seçici kurul belgeselleri seyirciyle birlikte izleyecek. Daha önce Ulusal Kısa Film Yarışması jürisinde yer alan oyuncu Yelda Reynaud sağlık sorunları sebebiyle jüriden ayrıldı. Ulusal Kısa Film Yarışmasında yer alacak filmlerden birinci seçilen filmin yönetmenine 10.000 TL ödül verilecek. Ulusal Kısa Film Yarışması bölümünde Finiş, Burada, Duyuyor musun Anne?, Orada, Kronos, Ama Ben Karadan Geldim, Giderayak, Soyut Oda, Fotoğrafçı, Maria, Şükran, Kara Fırın, Fotoğraf, Sosyal Mağara, Haftasonu ve Yabancı filmleri yarışacak. Film gösterimleri 21 Nisan Pazar günü Büyülü Fener Kızılay sinemasında yapılacak.

,

NAZIM HİKMET BELGESELİ İLK KEZ ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİNDE

Nazım’ın Kanatları Belgeseli Türkiye Prömiyerini Yapıyor

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin 30’uncusu 18-28 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılacak. Festival’de Nazım’ın Kanatları belgeseli Türkiye prömiyerini yapacak

Ankara Uluslararası Film Festivali 18 Nisan’da MEB Şura salonunda yapılacak açılış töreniyle başlıyor. Biletleri 6 Nisan’da satışa çıkan festivalde pek çok film Türkiye ve Ankara prömiyerlerini yapacak. Geçtiğimiz yıl, Sabahattin Ali belgeseli ile Ankara seyircisinin büyük ilgisini gören Nebil Özgentürk, bu yıl da Nazım Hikmet’in hayatının çok bilinmeyen bir dönemini ele alan Nazım’ın Kanatları belgeseli ile Türkiye prömiyerini Ankara Uluslararası Film Festivalinde yapıyor. 23 Nisan Salı günü 16.30’da  Büyülü Fener Kızılay sinemasında gösterilecek belgeselin ardından yönetmen Nebil Özgentürk’ün yanı sıra belgesel filmin kahramanlarından Arif Keskiner, Melih Güneş, Sevgi Divitçioğlu’yla söyleşi yapılacak.

Festivalde Türkiye ve Ankara prömiyerlerini yapacak bazı filmlerin de özel gösterimleri yapılacak. Emin Alper’in Berlin Film Festivali, ana yarışmasına katılan Kız Kardeşler filmi, Ankaralı seyirci ile ilk kez buluşmayı bekliyor. Usta sinemacı Biket İlhan’ın merakla beklenen Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi, Kurtuluş Özgen ve Hasan Özgen’in Aynı Evin Çocukları ve Aylin Kuryel ve Fırat Yücel’in Baştan Başa filmleri de özel gösterimler kapsamında seyirci karşısına çıkacak. Ayrıca film ve müzikseverlerin merakla beklediği Leyla Gencer: La Diva Turca filmi de festival programına son anda eklendi. Bu bölümde yer alan filmlerin yönetmenleri ya da film ekipleri ile gerçekleştirilecek söyleşiler de festival kapsamında yer alacak.

Festival Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin bu yılki gösterimleri Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda yapılacak. FESTİLAB bölümünde yer alan söyleşi, atölye çalışmaları ve özel etkinlikler ise Karikatür Atölyesi ve Mülkiyeliler Birliği’nde yapılacak.

Festival Biletleri Satışta

Ankara Uluslararası Film Festivali biletleri Büyülü Fener Kızılay Sineması gişelerden ve biletinial.com adresinden satın alınabilir.

30. Ankara Film Festivali’nin Destekçileri

30. Ankara Film Festivali bu yıl 40’ın üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleşecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yıl da festivalimize destek veriyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Çankaya Belediyesi, Goethe Institut, Akfen Holding, Ankara Sanayi Odası ve TED Ankara Koleji de festivalimize kurumsal destek sağlıyor.

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Ankara Uluslararası Film Festivaline ilişkin tüm gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

 

facebook.com/ankarauff/

twitter.com/ankarauff/

instagram.com/ankarauff/

#AUFF2019

ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NİN MERAKLA BEKLENEN SEÇKİSİ: “DÜNYA SİNEMASI”

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin 30’uncusu 18-28 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılacak. Biletleri 6 Nisan’da satışa çıkan festivalin, Dünya Sineması seçkisinde merakla beklenen filmler sinemaseverlerle buluşacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, 30. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin programı açıklandı. Bu yıl festivalin Dünya sineması seçkisinde merakla beklenen filmler yer alıyor. Festivalin Dünya Sineması seçkisi bu yıl; Berlin Ekspres, Daha Ötesi Yok, Dünya Festivallerinden, Duvar Yıkılıyorken, Retrospektif: Werner Herzog ve V4: Orta Avrupa Dörtlüsü bölümlerinden oluşacak.

Agnes Varda’nın Anısına

Dünya Festivallerinden bölümünde her yıl olduğu gibi geçtiğimiz yılın ön plana çıkan filmleri Ankara seyircisiyle buluşacak. Fransız Yeni Dalgası’nın tek kadın yönetmeni olan ve geçtiğimiz günlerde 90 yaşında kaybettiğimiz Agnes Varda, Agnes, Varda’yı Anlatıyor filmiyle kariyerine anlamlı bir son nokta koyuyor.

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin En İlgi Çekici Bölümü: “Berlin Ekspres”

Festivalin Berlin Ekspres bölümünde Şubat ayında düzenlenen Berlin Film Festivali’nde ilk gösterimleri yapılmış filmlere yer verilecek. İlk uzun metrajlı filmi ile Berlin’den Alfred Bauer Ödülü’nü kazanan Nora Fingscheidt, tacize uğramış 9 yaşında bir kız çocuğunu anlattığı Oyunbozan (Systemsprenger) filmi ile seyircilerin karşısına çıkacak. Berlin’de en iyi yönetmen ödülünü alan Angela Schanelec ise Evdeydim, Ama (Ich war zuhause, aber) filminde, bir hafta boyunca kaybolduktan sonra evine dönen 13 yaşında bir erkek çocuğunu odağına alıyor. Mehmet Akif Büyükatalay’ın Berlin’de en iyi ilk film seçilen Oray filmi ise eski bir suçlunun bu hayatından uzaklaşmak için dine sarılmasından sonra gelişen olayları anlatan bir yapım. Edward Berger’in Üç Kardeş (Geschwister) filmi ise üç kardeşin hayatlarının dönüm noktalarında yaşadıklarını karşımıza getiriyor

Nora Fingscheidt

Dört Saatlik Keyif: “Öylece Oturan Bir Fil”

Festival, Daha Ötesi Yok bölümünde ise Uzakdoğu Sineması’nın yakın dönem örneklerini sinemaseverlerle buluşturacak. Geçtiğimiz yıl, dünya festivallerinde büyük ilgi gören Bo Hu’nun ilk (ve tek) uzun metrajlı film Öylece Oturan Bir Fil (An Elephant Sitting Still) bu bölümün ön plana çıkan filminden biri. 4 saatlik süresinde karamsar bir modern dünya portresi çizen film, zorlu ama kaçırılmaması gereken bir seyir deneyimi vaat ediyor. Çin sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Zhang Yimou’nun Gölge (Shadow) filmi, deneyimli yönetmenin “wuxia” türüne dönüşünü müjdeliyor. Vietnam sinemasından gelen Üçüncü Eş (The Third Wife), bir ağanın üçüncü eşi olmak zorunda kalan 14 yaşında bir genç kızı anlatırken yabancı olmadığımız bir konuyu ele alıyor.

Sundance’te en iyi senaryo ödülünü kazanan ilk Singapur filmi olan, Pop Aye da bir fil ve bir adamın dostluğunu anlatırken keyifli bir seyir deneyimi sunuyor. Toronto Film Festivali’nde ilk gösterimini yapan ve Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen, Görünen ve Görünmeyen (The Seen and Unseen) filmi de Endonezya sinemasından bir örnek olarak festival seyircilerinin karşısına çıkacak. Çocukluklarında Danimarkalı ailelere evlatlık olarak verilen Koreli çocukların yıllar sonra ülkelerine geri döndüklerinde yaşadıklarının izini süren Malene Choi filmi Dönüş (The Return), festivalin ilginç filmleri arasında.

Romanya Sinemasından “Tarihe Barbarlar Olarak Geçsek Ne Olur Sanki “

Son yıllarda önemli bir atılım içinde olan Romanya sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Radu Jude’un, Tarihe Barbarlar Olarak Geçsek Ne Olur Sanki (I Do Not Care If We Go Down in History as Barbarians) filmi de festival programın öne çıkan filmlerinden. Jude, Karlovy Vary’de en iyi film seçilen bu filminde ülkesinin tarihi ile hesaplaşmaya giren bir yönetmenin izini sürerken aynı şeyi kendisi de yapıyor.

Litvanya’dan gelen Summer Survivors, iki hastası ile birlikte yola çıkan bir psikoloğun, onlarla beraber yaşadıklarını anlatan, hem eğlenceli, hem hüzünlü bir yol filmi. Berlin’de en iyi ilk film ödülüne aday gösterilen Bir Ağaç (The Tree), ölmekte olan bir ağacın altında buluşan bir adam ve bir çocuğun öyküsünden yola çıkan deneysel bir film.

Avrupa Film Ödülleri’nde başrol oyuncusu Bárbara Lennie’ye en iyi kadın oyuncu adaylığı getiren Petra, annesinin ölümünden sonra hiç tanımadığı babasını bulan bir kadının hikayesi. Rotterdam ve Sundance Film Festivallerinde gösterilen Pis Tanrı (Dirty God) ise, erkek arkadaşı tarafından şiddete uğrayan bir kadının, hayatını yoluna sokma çabasını anlatıyor.

Dirty God

Venedik’ten Ödüllü: “Capri Devrimi”

Venedik Film Festivali’nde, En İyi İtalyan Filmi olarak seçilen Capri Devrimi (Capri-Revolution), I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, İtalya’nın Capri adasında yaşayan bir grup sanatçının hayatına odaklanırken, yaklaşmakta olan değişimin sinyallerini de veriyor..

Festivalde Berlin Duvarı’nın yıkılışının 30. yılı da unutulmadı. Duvar Yıkılırken bölümünde, bu konuyu farklı yönleri ile ele alan filmler gösterilecek. Andreas Dresen’in Gundermann filmi, Doğu Almaya’da yaşayan muhalif bir rock müzisyeninin yaşadıklarını konu alıyor. Adam ve Evelyn (Adam und Evelyn) ise tam da duvarın yıkıldığı günlerin arifesinde yaşanan bir aşk hikâyesini anlatıyor.

Festival bu yıl, Vişegrad Dörtlüsü olarak bilinen Macaristan, Polonya, Çekya ve Slovekya’dan da birer filme yer veriyor. Çekya’dan gelen Domestik, bir bisiklet yarışçısının vücudunu yarışlara hazırlamak için yaptıkları ile birlikte hem kendisinin hem çocuk isteyen karısının bu süreçte yaşadıklarını anlatan ve neredeyse body-horror tarzına varan bir noktaya ilerleyen bir film. Polonya’nın önde gelen yönetmenlerinden Agnieszka Holland ise Berlin’de yarışan Mr. Jones filminde 1930’larda Sovyetler Birliği’nin kamuoyundan gizlemeye çalıştığı bilgileri araştıran bir gazeteciyi anlatıyor. Küçük Liman (Little Harbour) adlı Slovak filmi ise iki çocuğun, anne-baba rolü üstlenmelerini anlatan modern bir masal. Bu bölüme Macaristan’ı temsilen katılan Pal Sokağı Çocukları ise, bu ünlü çocuk romanına yönetmen Zoltán Fábri’nin yorumunu karşımıza getiriyor. 1968 yapımı bu film, Macaristan’a Oscar Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film adaylığı da getirmişti.

Festival Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin bu yılki gösterimleri Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda yapılacak. FESTİLAB bölümünde yer alan söyleşi, atölye çalışmaları ve özel etkinlikler ise Karikatür Atölyesi ve Mülkiyeliler Birliği’nde yapılacak.

Festival Biletleri Satışta

Ankara Uluslararası Film Festivali biletleri Büyülü Fener Kızılay Sineması gişelerden ve biletinial.com adresinden satın alınabilir.

30. Ankara Film Festivali’nin Destekçileri

30. Ankara Film Festivali bu yıl 40’ın üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleşecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yıl da festivalimize destek veriyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Çankaya Belediyesi, Goethe Institut, Akfen Holding, Ankara Sanayi Odası ve TED Ankara Koleji de festivalimize kurumsal destek sağlıyor.

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Ankara Uluslararası Film Festivaline ilişkin tüm gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

 

facebook.com/ankarauff/

twitter.com/ankarauff/

instagram.com/ankarauff/

#AUFF2019