, ,

Belgesel Film Yapımı / Documentary Film Making – Claire Jager

İstanbul Boğazı’nın Koruyucuları belgeselinin yapımının arkasındaki yaratıcı çalışmalar, iş süreçleri ve yöntemler, belgesel film yapımının bir örneği olarak ele alınacaktır. Yabancı bir ülkede film yapımına nasıl hazırlanıldığı, karşılaşılan zorluklar, uzlaşmalar ve yıllarca süren bir çalışma gücünün kaynağı farklı belgesel çalışmalarına da ışık tutacaktır. Anlatım dilini geliştirirken, farklı bir dilde etkili bir şekilde nasıl çalışılabileceği, ilişkilerin kurulması, hikayenin ve karakterlerin bulunması, takibi ve post prodüksiyon yönetimi ile nihayetinde filmin perdeye taşınması tüm detaylarıyla ele alınacaktır.

The creative and business processes and methods behind the production of Guardians Of The Strait will be taken as the exemplary case of documentary film making. How we came to make the film in a foreign country, the challenges and compromises we faced and where the inspiration came from to continue over a number of years. The development of the style and our approach toworkingeffectivelyinanotherlanguage,buildingrelationshipsand negotiatingthestages
of access along the way, following the action and nding the story and characters and how we managed the post production and nally made it to the screen.

Yer / Venue: Goethe-Institut

Gün / Date: 27 Nisan Perşembe / 27 April Thursday 2017

Saat / Time: 14.00

, ,

Deneme Film Üzerine / On Essay Film – Matthew Anthony Barrington

Deneme film, belgesel ve deneysel film yapımının unsurlarını son derece kişisel ve çoğunlukla politik bir ifade biçimine getiren melez bir formdur. Chris Marker, Harun Farocki, Patrick Keiller ve Agnès Varda türün klasikleşen örneklerini vermişlerdir. Son zamanlarda deneme film, dijital film yapımının paralelinde güçlü bir anlatı formu olarak gelişmektedir ki İngiltere’de gerçekleştirilen Essay Film Festivali de formun gelişimi için önemli bir odak sağlamaktadır. 28. AUFF programına özel bir seçki de sunan Essay Film Festivali’nden Matthew Anthony Barrington ile deneme film üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

The essay film is a hybrid form that brings together elements of documentary and experimental filmmaking into a highly personal and often politically engaged mode of expression. Some classic exponents of the essay film are Chris Marker, Harun Farocki, Patrick Keiller, and Agnès Varda. But more recently the essay has flourished in the new era of digital filmmaking, and one of the aims of the festival is to provide a focus for the current global expansion of the form. A panel session will be held with Matthew Anthony Barrington as the representative of Essay Film Festival, which offers a special selection program for the 28th AIFF.

Yer / Venue: Kızılay Büyülü Fener

Gün / Date: 28 Nisan Cuma / 28 April Friday 2017

Saat / Time: 14.00

, ,

Belleklerdeki Sinema Paneli / Cinema in Memories Panel

Panel, “Kültürel ve Toplumsal Bir Pratik Olarak Sinemaya Gitmek: Türkiye’de Seyirci Deneyimleri Üzerine Bir Sözlü Tarih Çalışması” başlıklı TÜBİTAK projesi kapsamında Türkiye’de 1960-1980 yılları arasında sinemaya gitmiş seyircilerle yapılan sözlü tarih görüşmelerine dayanmaktadır. Panelde, bu görüşmelerin ışında, sinema yalnızca filmlerden ya da yönetmenlerden oluşan tekil bir olgu değil, aynı zamanda çeşitli bağlam ve durumlarda sinemaya gitmeyi, farklı seyir biçimlerini deneyimlemeyi, film yıldızlarıyla sinema salonu dışında da etkileşmeyi, sinemaya giderken ya da sinemadan dönerken bir şeyler yiyip içmek gibi pratikleri de içeren bir kültürel-toplumsal bir deneyim olarak ele alınacaktır.

Katılımcılar: Prof. Dr. Hasan Akbulut, Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, Doç. Dr. Emine Uçar İlbuğa, Yrd. Doç. Dr. Mert Gürer

Cinema in Memories Panel

Oral history interviews have made with the audiences that attended movies in Turkey between the years 1960-1980, within the context of the TUBITAK project “Going to Movies as a Cultural and Social Practice: An Oral History Study on Audience Experiences in Turkey”. In this panel cinema will be covered not just as a singular notion consisting of films and directors; more to that it is a sociocultural experience which includes practices such as, going to movies within different contexts, experiencing different watching options, interacting with movie stars also outside the movie theaters and eating and drinking before or after movies, also through the light of these interviews.

Participants: Prof. Dr. Hasan Akbulut, Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, Assoc. Prof. Emine Uçar İlbuğa, Asst. Prof. Mert Gürer

Yer / Venue: Goethe-Institut

Gün / Date: 22 Nisan Cuma

Saat / Time: 14.00

, ,

Körleşme Paneli / Blindness Panel

Bu yılın teması körleşme. Nedir bu körleşme? Hangi filmler üzerinden rahatça tartışılabilir? Biz düşündük ki Paris Texas, Cameraperson bize uyar. Yeni olarak nitelendirebileceğimiz Abluka ve Hayat Var öylesine iyi örnekler ki onları seçkiye almadan edemedik. İzleyici bir başka açıdan bu filmlere baksın istedik. Nasıl başlamalı? Kameranın görüş açısı ile izleyicinin görüş açısı çakışmadığında kısmi göreme başlamış demektir. Griffith’in kamerayı izleyicin bakış açısına göre düzenlemeyi bırakıp filmsel uzayı paramparça ettiği günden bu yana kısmı görme var. Bir kısım görülüyor bir kısım ise görülmüyorsa körleşme vardır. Sinemayı dil yapan da bu görüş açılarının çeşitliliği değil mi? O “bütünü” kısmi gösteren yakın çekimler montajla bir araya geldiklerinde göstermediklerinden ötürü anlamı oluştururlar. Sinema gösterdiğinden çok göstermediğinden ötürü anlam yaratıyor. Bu konuyu filmler üzerinden tartışmak çok keyifli olacak diye düşündük bu etkinliği düzenlerken. Filmler göstermediklerini nasıl oluyor da gösterdiklerinden daha güçlü kılıyorlar.

Katılımcılar: Seçil Büker, Şeyma Balcı, Aslı Gön

The theme of this year’s festival is blindness. What is this blindness? Though which films it can be easily discussed? Paris Texas and Cameraperson are fine for us. The recent ones, Abluka and Hayat Var are such good examples that it would be unfair to not include them. We want the viewers to see these films from a different perspective. How should we begin? When the viewpoint of the camera and the view of point of the audience do not overlap, partial seeing begins. From the day Griffith stopped aligning the camera in parallel to the audience’s viewpoint and smashed the filmic space onward, there exists partial seeing. If one part can be seen and the other cannot be seen, then there is blindness. Isn’t it the variety of these viewpoints that makes the cinema a language. Those close-ups that display “the whole” as partial , present the content when blended together though montage due to what they do not display. Cinema creates more meanings due to what it does not display, compared to what it displays. When arranging this event, we taught that it is going to be a real fun to discuss this subject through the films. How come do the films make what they do not display stronger than what they do display.     

Participants: Seçil Büker, Şeyma Balcı, Aslı Gön

Yer / Venue: Kızılay Büyülü Fener

Gün/Date: 27 Nisan Perşembe/27 April Thursday 2017

Saat / Time: 16.30

, ,

Özel Efekt Makyaj Atölyesi / Special Effects Makeup Workshop

Günümüz gösteri sanatlarında oyunun ya da senaryonun gerektirdiği ölçüde karakterler üzerinde sahne , sinema ve televizyon makyajı için özel üretilmiş olan ürünlerle, profesyonel makyaj sanatçıları tarafından yapılan üç boyutlu, protez ya da daha bilinen adıyla plastik makyaj çalışmaları, teknolojinin de yardımıyla izleyiciye oldukça gerçekçi bir boyutta sunulmaktadır. Bu gerçekçi boyut izleyiciyi fazlasıyla etkilemekte ve karakterler üzerinde üç boyutlu protez parçalarla yapılan anatomik değişiklikler örneğin bir oyuncunun yaralanması, bir yerinin kesilmesi, birinin parmağının vb. uzvunun kopması ya da tanıdığımız ve bildiğimiz bir oyuncunun tamamen bambaşka bir anatomiye( fantastik bir yaratık vb.) dönüştürülerek izleyicinin beğenisine sunulması bu çalışmaların nasıl yapıldıklarına dair ilgiyi gitgide artırmaktadır.

Bu atölye çalışmasında bahsi geçen konu ile ilgili sorularınıza cevap bulabileceğiniz bir görsel sunum yapılacak ve özel efekt makyajında kullandığımız profesyonel bir ürün olan “soft putty” ya da “nose and scar wax” adlı balmumu temelli ürünün, ulaşabildiğimiz kolay malzemelerle nasıl yapıldığını görecek ve bu malzemeyle profesyonel gösteri sanatlarında kullanmış olduğumuz yara kesik kurşun yarası ve benzeri efektlerle, anatomik değişikliklerin nasıl yapıldığını öğreneceğiz. Bu atölye çalışmasından sonra, atölyeye katılan herkes kendi evinde gerekli olan malzemeleri bir araya getirerek efekt hamurunu hazırlayabilecek ve atölyede uygulanan çalışmaları kendi kendine yapabilecek seviyeye gelecektir.

Dr. Yeşim Arsoy Baltacıoğlu

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları

Öğretim Görevlisi / Hacettepe University State Conservatory Performing Arts Instructor

Yer / Venue: Goethe-Institut

Gün / Date: 24 Nisan Pazartesi / 24 April Monday 2017

SaatTime: 11.30

In present day performing arts, 3D makeup, prosthetic makeup, or with its common name plastic makeup, made by professional makeup artists on the characters in accordance with scripts, using custom-made products for stage, cinema and TV makeup, are presented in a quite realistic way thanks to the technological advancements. This realistic dimension of makeups eminently impresses the viewers and the anatomical alterations made on actors via 3D prostheses, such as, an actor being injured, getting scars, losing a limb or the transformation of a familiar actor to a totally different anatomy (a fantastic creature for example) gradually increases the interest on the realisation process of these makeups.

There is going to be a visual presentation on which you can find answers to your questions concerning the aforementioned topic. You will also see, how the professional products used in special effects makeup, such as “soft putty” or the wax based “nose and scar wax” can be made with daily supplies and moreover you will learn how those are utilised for creating wounds, bullet scars and anatomical alterations.  After this workshop, every participant can prepare their own effect paste by combining the necessary ingredients in their homes and will reach the level of replicating the work done during the workshop by their own.

 

, ,

Onur Ünlü ile Yönetmenlik Atölyesi / Directing Workshop with Onur Ünlü

Türkiye sinemasında görmeye alışkın olunmayan türde absürd ve kara mizah ögeleri barındıran filmlere imza atan ünlü yönetmen Onur Ünlü ile sinema ve yönetmenlik üzerine sinemaseverlerle atölye gerçekleştirilecek. Filmografisindeki Polis, (2007), Beş Şehir (2010), Sen Aydınlatırsın Geceyi (2013), İtirazım Var (2014) gibi ödüllü filmlerinden sonra Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok (2017) ve Kırık Kalpler Bankası (2017) isimli filmleriyle üretimlerine devam eden ve Put Şeylere adındaki yeni filminin çekimlerine başlayan yönetmen,  kendine özgü sinemasındaki tüm bu üretimlerin birikimini bu atölyede paylaşacak.

Directing workshop for film lovers with Onur Ünlü who enriches his movies with the elements of black humor and absurdity that we have not accustomed to watch in Turkish cinema with his unique authentic, and receptive film style. After many awarded films as Police, Five Cities, Thou Gild’st the Even, Let’s Sin; he completed his new films Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yoktur and The Bank of Broken Hearts, then he started to shoot his new film Put Şeylere. In this worksop he will share the vast knowledge of these products through his unique film style with participants.

Yer / Venue: Goethe-Institut

Gün / Date: 25 Nisan Salı

Saat / Time: 16.00

 

Onur Ünlü

1973 yılında İzmit’de doğdu. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı. 1997 yılından bu yana televizyon ve sinema sektöründe senarist, yönetmen ve yapımcı olarak çalışmaktadır. 2007 yılında senaryosunu yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı filmi Polis, aralarında Altın Koza ve Moskova Film Festivali’nin de bulunduğu birçok ulusal ve uluslararası festivalde gösterildi. 2009’da Beş Şehir filmiyle Altın Koza, Altın Portakal ve SİYAD’dan ödüller aldı. 2013’te İstanbul Film Festivali’nde Sen Aydınlatırsın Geceyi filmiyle Altın Lale En İyi Film Ödülü’nü, 2014’te İtirazım Var filmiyle En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldı. Aynı filmle Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve En İyi Yönetmen ödüllerine layık görülen Onur Ünlü, Kırık Kalpler Bankası ve Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok isimli filmlerin senarist ve yönetmenliğini üstlendi.

Onur Ünlü was born in İzmit in 1973. He received his undergraduate education at Anadolu University Faculty of Communication Sciences and then he completed his master’s degree at Marmara University Faculty of Communication. He has been working as a scriptwriter, director and producer in tv and cinema sectors since 1997. He wrote and directed his debut film Police, which was screened in numerous national and international festivals including Golden Boll and Moscow Film Festivals. He was granted awards by the Golden Boll and Golden Orange Festivals and SİYAD for his 2009 film Five Cities. He won the Golden Tulip award at the International İstanbul Film Festival with Thou Gild’st the Even and won the Best Director award in 2014 with Let’s Sin. With the same film, he collected the Best Script and Best Director awards at the Antalya Golden Orange Film Festival. He also wrote and directed the films, The Bank of Broken Hearts and Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok.

, ,

Çocuklarla Bir Filmi Tanımak / Exploring a Movie with Children

Çocuklarla beraber yapılacak olan bir drama atölyesi olan “Çocuklarla Bir Filmi Tanımak” çalışması sanatsal gelişimleri için çok önemli olan sinema alanından seçilmiş bir filmi ele alacak ve filmin genel akışını beraber kurarak oynama eylemi üzerine gerçekleştirilecektir. Çalışmanın içerisine izledikleri filmin onlarda bıraktığı etkiyi çizmeleri, tasarlamaları istenecek ve bu tasarımlar Tosca Art Design’ın baskı atölyesinde çanta üzerine uygulanacaktır.

Bu program çocuklarda sinema algısının sadece izlemekle ortaya çıkmasının zorluğu üzerine düşünülerek ortaya çıkarıldı. İnsan doğduğu günden itibaren oynama güdüsüyle yaşar; bu güdünün en yoğun olduğu zamanlarda çocukluktur. Bu sebeple oynamak, üretmek, düşünmek ve tasarlamak sanatsal gelişime katkıda bulunan ve yaratıcılığı tetikleyen eylemlerdir. Çocukların bu yaratı ve öğrenme sürecine girmeleri eğlenerek gerçekleşecektir. Sinemaya dair hayatlarında yeni bir pencere açılması, bundan sonra izledikleri sinema filmlerine bakış açılarının değişmesi ve yepyeni yaratı süreçlerine girme cesaretine sahip olmaları amaçlanmaktadır.

Atölyeyi Gerçekleştirenler: SineSet Akademi ve Tosca Art Design

Yer / Venue: SineSet Akademi / SineSet Academy

Gün / Date: 23 Nisan Pazar

Saat / Time: 11.00 – 15.30

“Identifying a Film with Children” is a drama workshop that will be realised together with children, in which a film from the field of cinema, which is substantial for their development, will be approached and the general flow of the film will be set up together. During the workshop, the children will be asked to design and draw about the impressions that the film gave them and these designs will be printed on bags at Tosca Art Design’s printing studio.  

This programme was brought out by considering the difficulty of development of cinema perception in children only  through watching films. Starting from the day they were born, human beings live with the motive of playing; childhood is when this motive is at its apex. Hence, playing, producing, thinking and designing contribute to the artistic development and trigger creativity. Children will enter this process of creation and learning through having fun. It is aimed that, a new window will be opened in their lives, they will pick up a new perspective for watching films after this workshop and they will be encouraged to enter into new creation processes. 

Workshop Realised By: SineSet Academy and Tosca Art Design