,

30. Ankara Uluslararası Film Festivali boyunca kimler ne söyledi?

30. Ankara Uluslararası Film Festivalinde 18 – 28 Nisan tarihleri arasında 14 bölümde 135 film yönetmen ve oyuncuların katılımıyla sinemaseverlerle buluştu.

Festival boyunca yönetmen ve oyuncuların yaptığı söyleşiler…

Seren Yüce: “Filmlerin yapay olma haline karşı bende bir tepki doğdu”

Ulusal Kısa Film Yarışması Seçici Kurulundan yönetmen Seren Yüce, Sekans Sinema Kültür Dergisinden Tutku Mavi Erkılıç’a konuştu. Yüce filmlerinde yapay olma haline tepki doğduğunu belirterek, “Ve biraz daha gerçekçi bir dünya tasvir etme ihtiyacıyla, olmasını istediğimiz gibi değil de hayatta yaşandığı gibi anlamak, görmek ve anlatmak ihtiyacından dolayı biraz daha gerçekçi olmaya çalışan bir sinema kendiliğinden gelişmiş oldu. Biraz da tabi ki etkilendiğim filmlerin niteliğinden dolayı ve çalışmış olduğum yönetmenlerin sinemaya bakış açısından dolayı gerçekçi sinemaya doğru yöneldim” dedi.

Nazlı Eray: “Sanat Çınarı Ödülü’nün anlamı benim için çok büyük

30. Ankara Uluslararası Film Festivali ‘Sanat Çınarı Ödülü’ kazanan yazar Nazlı Eray BirGün gazetesinden Öykü Özfırat’a konuştu. Sanat çınarı ödülü almasının anlamının büyük olduğunu vurgulayan Eray, “Ankara’yı yazdığım, Ankara’yı tanıttığım, Ankaralı bir yazar olduğum için, Ankara’da yaşadığım ve satırlarımda Ankara’yı dile getirdiğim için bana verilmiş bir ödül olduğu için bu şehirle daha da bir bütünleştim. Bu bana Ankara’nın aslında bir armağanı. İstanbul’u çok seviyorum. İstanbulluyum. Ailem İstanbul’da. Fakat Ankara’da yaşamayı seçtim. Çok genç yaşta Ankara’ya geldim bir gece treniyle. Tuhaf bir öyküm var. Bir hafta için geldiğim Ankara’da 40 yıl kaldım. Bütün hayatımdaki olaylar Ankara’da oldu. Güzel olaylar, değişik olaylar, beni buraya bağlayan olaylar. Onun için bu kara kuru kent beni kendine kelepçeledi, hapsetti. Tutkulu bir kız kurusu gibi beni bırakmaz, kollarını boynuma dolar derim. Ben hep İstanbul’a kaçarım. İzmir’e, Mardin’e, New York’a kaçarım. Ama tekrar benim hangarım, dönüş yerim Ankara’dır. Bu bozkırın bana verdiği en güzel şey bir demli çay, bir simit o bozkırın görünüşü, sonsuz Ankara’nın o Hüseyin Gazi tepeleri ve dünya kadar güzel insan” dedi.

Mehmet Akif Büyükatalay: “Sanata karşı hep ilgim vardı”

Geçen şubat ayında Berlin Film Festivali’nde En İyi İlk Film ödülünü kazanan ve 30. Ankara Uluslararası Film Festivalinde gösterilen Oray filminin yönetmeni Mehmet Akif Büyükatalay, BirGün gazetesinden Öykü Özfırat’a konuştu. Sanata karşı küçüklüğünden beri ilgisi olduğunu dile getiren Büyükatalay, “Sanatla ilgileniyordum ama bilinçli şekilde hiçbir zaman ilgilenmedim. Çanak antenin gelmesi, çift kanal onunla birlikte de Yeşilçam… Oradan sinemayı keşfettim. İşçi sınıfına aittim. O dünyada doğup büyüyen biri için sanat okumak fikri bile uzaktı. O bile aklına gelmiyor. Sonra okulu terk ettim. Yarım sene okula gitmedim. Almanların olduğu bir okuldu dışlanma, ırkçılık vardı. Sonra bir akşam okuluna gittim. Orada bir Almanca öğretmenim vardı benim yazdığım şeyleri beğenip bir tiyatro kursuna gönderdi. Sonra bir kısa yarışma oldu, çektim kazandım. Simpsons hastasıydım. Simpsons da filmlere çok referans yapıyor. Çok film araştırıyordum oradan” dedi.

Çevirmen, Bastian Klügel, Mehmet Akif Büyükatalay ve moderatör

Tarık Aktaş: “Film insanın doğasını anlama çabam sonucu doğdu”

Locarno Film Festivali’nde En İyi Yeni Yönetmen Ödülü’nü kazanan ve 30. Ankara Uluslararası Film Festivalinde Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film ödülünü kazanan Nebula filmi yönetmeni Tarık Aktaş, BirGün gazetesinden Öykü Özfırat’a konuştu. Filmin insanın doğasını anlama çabası sonucu doğduğunu dile getiren Aktaş, “Doğaya yönelik geçmişten gelen ilgim ve doğanın insan doğasını aktarmak için en uygun yol olduğunu düşünmem beni bu iki kavramı bir arada ele almaya yöneltti” dedi.

Ali Vatansever: “Bu filmin temel olarak göstermek istediği şey safların net olmadığı”

Ankara Uluslararası Film Festivali’nde en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu (Saadet Işıl Aksoy) ödüllerini alan “Saf” filminin yönetmeni Ali Vatansever Evrensel gazetesinden Yağız Senem’e konuştu. Filmin göstermek istediği şeyin safların net olmadığı olduğunu vurgulayan Vatansever, “Ben hiçbir insanın tek bir kalıba tek bir düşünceye indirgenemeyeceğini düşünüyorum. Bu filmin iyi ve kötü karakterleri yok. Kamil ve Remziye de sütten çıkmış ak kaşık değiller. Tıpkı o müteahhit ve Remziye’nin patronu olan iş kadını gibi. Ancak bunların hepsi kapkara insanlar da değil. Mesela müteahhit baş sağlığı dilemek için Remziye’nin evine geliyor, ses tonundan samimiyeti anlaşılıyor ancak çıkarken de “Buralar değerlenecek” diyerek çantasında farklı ajandalar olduğunu gösteriyor. Remziye’nin çalıştığı evdeki iş kadını genel olarak ona patronluk taslamamasına rağmen, “Sebze getirmiş miydin?” diye sorarak Remziye’nin rolünü hatırlatması da bence hayatın zenginliği. Hayat aslında gri tonlarda seyrediyor ve bu grileri tartışmak o kadar keyifli ki. Bu grilik kimi insanda iğreti uyandırır kimisinde ise bambaşka bir duygu. Bu filmde steriotiplere sıkışmamış karakterler bütününden bahsedebiliriz. Mesela ben o iğretinin ilk başta işçilerce hissedilmesini ancak filmin ikinci perdesi ile birlikte işçilere hak verilmesini beraberinde getiren bu karmaşık dünyaya izleyiciyi davet etmek istiyorum. Benim de şehre ve dünyaya karşı bir yargım var. Ama yapmaya çalıştığım şey bu yargıyı yansıtmaktan ziyade hayatın resmini çekmek. Yapmak istediğim şey gri alanların lezzetini insanlara göstermek” dedi.

,

Ara Güler’in fotoğraflarıyla Zülfü Livaneli’yi etkileyen yazarlar sergisi açıldı

30. Uluslararası Ankara Film Festivali kapsamında dün Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde Zülfü Livaneli, Nebil Özgentürk ve Alper Taşdelen’in katılımıyla “Ara Güler’in Objektifinden Zülfü Livaneli’yi Yetiştiren ve Üzerinde Etkisi Olan Yazarlar” fotoğraf sergisi açıldı.

Dünya açılışı St. Petersburg’ta yapılan “Ara Güler’in Objektifinden Zülfü Livaneli’yi Yetiştiren ve Üzerinde Etkisi Olan Yazarlar” sergisi 30. Uluslararası Ankara Film Festivali kapsamında dün Zülfü Livaneli, Nebil Özgentürk ve Alper Taşdelen’in katılımıyla Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde açıldı. Açılışta konuşan Zülfü Livaneli, çocukluğunun Ankara’da geçtiğini belirterek o zamanlar kendi adında bir kültür merkezi açılması hayalinin çok uzak geldiğini belirterek şunları söyledi: “Alper Taşdelen kardeşim güzel bir kültür merkezi açtı. Açılışını beraber yaptık. Burası çok etkili bir yer haline gelmiş. Güzel sergiler oluyor, danslar yapılıyor, müzik çalınıyor. Ankara’nın en aktif kültür merkezlerinden birisi. Bu kültür merkezlerinde yetişen insanlar buraları kullanan insanlar Türkiye’nin itici gücü, aydınlık gücü o bakımdan bu kültür yuvalarını Mustafa Kemal’in Halkevlerinin, Köy Enstitülerinin yani yeni Cumhuriyet insanı yetiştirme çabasının devamı olarak görüyorum” dedi.

“Sergi St. Petersburg’ta çok ilgi gördü”

Sergi fikrinin Nebil Özgentürk’ten çıktığını dile getiren Livaneli, “St. Petersburg’ta bir kültür merkezi açıldı benim adıma. Orada bir kültür merkezi açılacağını da düşünmezdim doğrusu. Rusya’da kitaplarım çok seviliyor. Belki ondandır. Bir kültür festivali vardı ‘St. Petersburg Kültür Forumu’ oradan da bir teklif geldi sergi yapmak istiyoruz diye. Bu sergi ne olabilir diye düşündüm, o sırada Nebil’e sordum. O hemen tabi olmadık şeyleri bir araya getiren zekâsıyla bu fikri buldu. Fikri bulmakla kalmıyor, uygulamasını da yapıyor. Fotoğrafları temin etti, sergi orada açıldı, çokta ilgi gördü” dedi. İlgi gören serginin Ankara Uluslararası Film Festivali sayesinde Ankara’da Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde açılması fikrinin ortaya çıktığını söyledi.

“Türkiye’de bir zafer kazanıldı”

Türkiye’nin ilginç bir dönemden geçtiğini vurgulayan Livaneli, “Bugün Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk. Dün ona karşı girişilen bu saldırı gerçekten herkesin lanetlemesi gereken bir şey. Kimilerinin yarım ağız kimilerinin yapmadığı bir şey ama bir parti başkanına böyle bir saldırı olamaz. İki sene önce PKK’nın saldırdığı birisine, bu seferde şehit cenazesinde saldırıyorlar. Bu kabul edilemeyecek bir şey” dedi. Türkiye’de bir zafer kazanıldığını ifade eden Livaneli, “Şimdi de bakıyorsunuz tüm büyükşehirler sosyal demokratlar tarafından kazanıldı. Bu müthiş bir başarı ancak bu başarıda şunun etkisini unutmamak lazım. Batıda bilimsel eserlerle değişir toplumlar. Bizde farklıdır şiir ve edebiyatla dönüşür. Nazım Hikmet olmasaydı bizler olmadık, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt olmasaydı, bizim büyük yazarlarımız, çizerlerimiz olmasaydı biz olmazdık” dedi.

“Zülfü Livaneli hepimizin”

Nebil Özgentürk, Ankara Uluslararası Film Festivali ekibine ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederek, “Bu festivale Zülfü Livaneli’nin hayatına giren ve onu etkileyen yazarlar sergisi çok yakıştı” dedi. Zülfü Livaneli’yle böyle bir proje yapmaktan mutlu olduğunu belirten Özgentürk, “O ‘gökyüzü herkesindir’ demişti, biz de diyoruz ki ‘Zülfü Livaneli hepimizin’” dedi.

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek “Çok güzel bir sergide bir aradayız. Çok büyük usta Ara Güler’in objektifinden çok büyük ustayı Zülfü Livaneli’yi anlatan bir biyografiyi burada görüyoruz” dedi.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol 30. Ankara Film Festivali kapsamında bu sergiyi gerçekleştirmekten çok mutlu olduklarını belirterek “Bu projeyi Nebil Özgentürk ilettiğinde çok sevindik. Bu fikir Nebil Özgentürk’ün fikriydi. Hayata geçirmekten dolayı mutluyuz” dedi.

Sergi açılışı kokteyl ile sona erdi. Sergi 28 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek.

 

 

,

Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışmasında Kazanan Belli Oldu

Ankara Uluslararası Film Festivalinin her yıl düzenlediği Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışması dün yapıldı. Kazanan projeye 30.000 TL maddi destek verilecek.

30. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında dün Ulusal Uzun Proje Geliştirme Desteği Yarışmasına katılanlarla Holiday Inn otelde gün boyu mülakat yapıldı. Yapımcı Armağan Lale, yapımcı Ali Bayraktar ve yönetmen, yapımcı Sevinç Baloğlu’ndan oluşan seçici kurul sona kalan on projeyi değerlendirdi. Büyülü Fener Kızılay sinemasında 19.00’da yapılan kokteyl ile kazanan açıklandı. Orta sınıf ailelerdeki bireylerin yalnızlığını ve bu yalnızlığı aşmadaki evrensel yanlışlıkları sinemaya absürt bir dille aktaran “Karanlıkta Islık Çalanlar” projesiyle Pınar Yorgancıoğlu 30.000 TL’lik ödülü kazandı. Ödül töreni 27 Nisan’da Avrupa Birliği Delegasyonun katılımıyla yapılacak.

Yapımcı Ali Bayraktar, Pınar Yorgancıoğlu, Yapımcı Armağan Lale ve yönetmen, yapımcı Sevinç Baloğlu

 

,

“Kapı” Filminin Özel Gösterimi Yapıldı

Ankara Uluslararası Film Festivali katkılarıyla, Aziz Nesin Emek Ödülü sahibi Kadir İnanır’ın son filmi Kapı için dün Büyülü Fener Kızılay sinemasında 15.30’da özel gösterim yapıldı.

30. Ankara Uluslararası Film Festivali katkılarıyla, Aziz Nesin Emek Ödülü sahibi Kadir İnanır’ın son filmi Kapı için dün Büyülü Fener Kızılay sinemasında 15.30’da özel gösterim yapıldı. Sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği özel gösterime Kadir İnanır, film oyuncusu Aybüke Pusat ve TBMM Başkanvekili Levent Gök, Milletvekili Mithat Sancar katıldı.

“Ankara izleyicisi farklı ve niş”

Gösterim sonunda Kadir İnanır izleyicileri selamlayarak, fotoğraf çektirdi. Kapı filmi oyuncusu Aybüke Pusat “Tüm izleyiciye teşekkür ederim. Ankara izleyicisinin Türkiye’deki tüm yerlerden farklı ve daha niş olduğunu düşünüyorum. Çok mutluyum burada olduğum için” dedi.

,

NAZIM HİKMET BELGESELİ İLK KEZ ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİNDE

Nazım’ın Kanatları Belgeseli Türkiye Prömiyerini Yapıyor

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin 30’uncusu 18-28 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılacak. Festival’de Nazım’ın Kanatları belgeseli Türkiye prömiyerini yapacak

Ankara Uluslararası Film Festivali 18 Nisan’da MEB Şura salonunda yapılacak açılış töreniyle başlıyor. Biletleri 6 Nisan’da satışa çıkan festivalde pek çok film Türkiye ve Ankara prömiyerlerini yapacak. Geçtiğimiz yıl, Sabahattin Ali belgeseli ile Ankara seyircisinin büyük ilgisini gören Nebil Özgentürk, bu yıl da Nazım Hikmet’in hayatının çok bilinmeyen bir dönemini ele alan Nazım’ın Kanatları belgeseli ile Türkiye prömiyerini Ankara Uluslararası Film Festivalinde yapıyor. 23 Nisan Salı günü 16.30’da  Büyülü Fener Kızılay sinemasında gösterilecek belgeselin ardından yönetmen Nebil Özgentürk’ün yanı sıra belgesel filmin kahramanlarından Arif Keskiner, Melih Güneş, Sevgi Divitçioğlu’yla söyleşi yapılacak.

Festivalde Türkiye ve Ankara prömiyerlerini yapacak bazı filmlerin de özel gösterimleri yapılacak. Emin Alper’in Berlin Film Festivali, ana yarışmasına katılan Kız Kardeşler filmi, Ankaralı seyirci ile ilk kez buluşmayı bekliyor. Usta sinemacı Biket İlhan’ın merakla beklenen Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi, Kurtuluş Özgen ve Hasan Özgen’in Aynı Evin Çocukları ve Aylin Kuryel ve Fırat Yücel’in Baştan Başa filmleri de özel gösterimler kapsamında seyirci karşısına çıkacak. Ayrıca film ve müzikseverlerin merakla beklediği Leyla Gencer: La Diva Turca filmi de festival programına son anda eklendi. Bu bölümde yer alan filmlerin yönetmenleri ya da film ekipleri ile gerçekleştirilecek söyleşiler de festival kapsamında yer alacak.

Festival Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin bu yılki gösterimleri Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda yapılacak. FESTİLAB bölümünde yer alan söyleşi, atölye çalışmaları ve özel etkinlikler ise Karikatür Atölyesi ve Mülkiyeliler Birliği’nde yapılacak.

Festival Biletleri Satışta

Ankara Uluslararası Film Festivali biletleri Büyülü Fener Kızılay Sineması gişelerden ve biletinial.com adresinden satın alınabilir.

30. Ankara Film Festivali’nin Destekçileri

30. Ankara Film Festivali bu yıl 40’ın üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleşecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yıl da festivalimize destek veriyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Çankaya Belediyesi, Goethe Institut, Akfen Holding, Ankara Sanayi Odası ve TED Ankara Koleji de festivalimize kurumsal destek sağlıyor.

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Ankara Uluslararası Film Festivaline ilişkin tüm gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

 

facebook.com/ankarauff/

twitter.com/ankarauff/

instagram.com/ankarauff/

#AUFF2019

,

29. AUFF ÖDÜLLERİ BELLİ OLDU

29. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ SONA ERDİ 
CER MODERN’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN TÖRENDE ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
ANKARA’NIN EN İYİSİ “RENKSİZ RÜYA”
29. Ankara Uluslararası Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu. Ulusal Uzun Film Yarışmasında En İyi Film ödülüne Mehmet Ali Konar’ın 90’ların politik atmosferinde annesinin ölümünün ardından içine kapanan bir çocuğun hikayesini anlattığı “Renksiz Rüya” filmi değer bulundu. Banu Sıvacı’nın Adana’nın bir kenar mahallesinde, abisi ve ablasıyla birlikte yasayan ve beslediği güvercinlerle özel bir bağ kuran Yusuf’un hikayesini anlattığı “Güvercin” filmi ise Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülünü kazandı.En İyi Yönetmen ödülü bu yıl Sundance Film festivalinde Büyük Jüri Ödülü alan “Kelebekler” filminin yönetmeni Tolga Karaçelik’in oldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen festivalin ödül töreni 28 Nisan Cumartesi akşamı Özge Uzun ve Ünsal Ünlü sunuculuğunda CerModern’de gerçekleştirildi. Seçici kurul üyelerinin yanı sıra yarışmaya katılan ve ödül kazanan film ekipleri, beyazperdenin tanınmış simaları ve akademisyenlerin hazır bulunduğu gecede toplam 19 dalda ödül verildi.
En İyi Film: Renksiz Rüya / Mehmet Ali Konar
Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü: Güvercin / Banu Sıvacı
Ulusal Uzun Film kategorisinde yarışan 10 film yönetmen Barış Pirhasan, oyuncu Songül Öden, oyuncu Güven Kıraç, yazar Şebnem İşigüzel ve görüntü yönetmeni Meryem Yavuz’dan oluşan Seçici Kurul tarafından değerlendirildi. Renksiz Rüya filminin yönetmeni Mehmet Ali Konar’a ödülünü seçici kurul başkanı Barış Pirhasan, Dünya Kitle İletişim Vakfı Başkanı İrfan Demirkol ve Festival Direktörü İnci Demirkol birlikte takdim ettiler. Film aynı zamanda 50 bin TL para ödülünün de sahibi oldu. Güvercin filminin yönetmeni Banu Sıvacı’ya ise 10 bin TL ödül festival onursal başkanı Oğuz Onaran tarafından takdim edildi.
En İyi Yönetmen: Tolga Kenan Karaçelik / Kelebekler
Ulusal Uzun Film Yarışmasında sahiplerini bulan diğer ödüller şöyle:
En İyi Kadın Oyuncu: Tuğçe Altuğ / Kelebekler
En İyi Erkek Oyuncu: Kemal Burak Alper / Güvercin
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Gülçin Kültür Şahin / Kelebekler
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Bilal Bulut / Renksiz Rüya
Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü: Mehmet Ali Konar / Renksiz Rüya
En İyi Görüntü Yönetmeni: Yağız Yavru / Renksiz Rüya
En İyi Sanat Yönetmeni: Natali Yeres / Yol Kenarı
En İyi Özgün Müzik: Mehmud Berazi, Fırat Bulut / Renksiz Rüya
En İyi Kurgu: Evren Luş / Kelebekler
SİYAD En İyi Film Ödülü: Renksiz Rüya- Mehmet Ali Konar

[foogallery id=”11369″]

Ulusal Belgesel Film Yarışması Sonuçları
Belgesel yönetmeni Kerime Senyücel, yazar Buket Uzuner, oyuncu ve yönetmen Ahmet Mümtaz Taylan, gazeteci Mirgün Cabas ve kameraman Hayri Çölaşan’nın yer aldığı seçici kurul filmleri değerlendirdi.
Ulusal Belgesel Film Yarışmasında En İyi Film ödülünü Zeynep Gülru Keçeciler’in Afganistan’ın kuzeyinde yer alan Tor kasabasındaki maden işçisi çocukların dramını ele alan belgeseli Afgan Kömürü adlı belgeseli kazandı. Belgesele 20 bin TL ödül seçici kurul adına Kerime Senyücel tarafından takdim edildi. Yarışmada Ercan Kesal’ın mevsimlik fındık işçilerine odaklanan Fındıktan Sonra adlı belgeseli ikincilik, Kasr Gravyeri üzerine bir belgesel olan, Özgür Atlagan, Onur Gökmen ve Vera Ryser imzalı Sütçü Diasporasından Hikayeler üçüncülük ödüllerine değer bulundu. İkincilik ödülünü alan “Fındıktan Sonra”ya 10 bin TL ve üçüncülük ödülü sahibi Sütçü Diasporasından Hikayeler filmine 5 bin TL ödül verildi.

[foogallery id=”11373″]

Ulusal Kısa Film Yarışması Sonuçları
Akademisyen, yazar Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, yönetmen Ramin Matin, oyuncu Devin Özgür Çınar, karikatürist Emrah Ablak ve oyuncu Özgür Emre Yıldırım’dan oluşan seçici kurul filmleri değerlendirdi.
Ulusal Kısa Film Yarışmasında En İyi Film ödülünü Ayçe Kartal’ın yaratıcı ve özgün kurgusuyla dikkat çeken Kötü Kız filmi aldı. Filme 10 bin TL değerindeki ödülü seçici kurul adına Prof. Dr. Ruken Öztürk takdim etti. Yarışmada Umut Subaşı’nın Sana İnanmıyorum Ama Yerçekimi Var filmi ikincilik ve Onur Yağız’ın Toprak adlı filmi ise üçüncülük ödülüne hak kazandı.

[foogallery id=”11377″]

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol kapanış konuşmasında başta festival ekibi olmak üzere emeği geçen herkese, tüm yarışmacılara, seçici kurul üyelerine ve sponsorlara teşekkürlerini iletti. Festivalin gelecek sene gerçekleşecek olan 30. yılı için tüm sinemaseverlerden destek istedi. Ödül töreninde Trio Ancyra sahne aldı.
,

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI BAŞLADI

Akademisyen, yazar Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, yönetmen Ramin Matin, oyuncu Devin Özgür Çınar, karikatürist Emrah Ablak ve oyuncu Özgür Emre Yıldırım’dan oluşan seçici kurul, filmleri sinemaseverler ile birlikte izleyecek.

Ulusal Kısa Film Yarışmasında yarışacak filmler:

1. Boğaz, yönetmen: Emre Birişmen, Fatma Belkıs

Emre Birişmen, Fatma Belkıs, Boğaz ile ikiye ayrılan şehrin bir yakasında bir kadın ısrarla karşı tarafı izlemeye çalışır.

2. Dem, yönetmen: Yalçın Demirağ

Yalçın Demirağ’ın Dem adlı kısa filmi, gitmekle kalmak arasında duran Raul ve eşi İmelda’nın, aksak melodili eski bir akordeonla olan hikayesini anlatmaktadır.

3. Elli Altı, yönetmen: Dilara Şahin, Abdullah Yazıcıoğlu

Dilara Şahin, Abdullah Yazıcıoğlu yönetmenliğindeki Elli Altı; ne gözleri ne de kulakları olan kızıl saçlı bir adam üzerine. Ne de hiç saçı olduğundan ona kuramsal olarak kızıl saçlı adam deniyordu. Konuşamıyordu, ağzı yoktu çünkü. Hiçbir şeyi yoktu! Bu yüzden kimin hakkında konuştuğumuzu bile bilmiyoruz. En iyisi onun hakkında daha fazla konuşmamak.

4. Hastabakıcı, yönetmen: Soner Sert

Soner Sert’in Hastabakıcı filmi, 20’li yaşlarının sonunda olan Rusya’dan Türkiye’ye göç eden Anna’nın hikayesini anlatıyor. Geçimini yatalak hastalara bakarak sağlamaktadır. Beklenmedik bir gelişme sonucu iş değiştirmeye karar veren Anna için işler gittikçe zorlaşacaktır.

5. Kimse Elimi Tutmasın!, yönetmen: Cenk Ertürk

Cenk Ertürk’ün Kimse Elimi Tutmasın! adlı filminde, Emre şehirlerarası bir mola istasyonunda market sırasındandır. Sırada önüne geçmek isteyen, arabada bıraktığı küçük kızına hızlıca süt almak isteyen kadına sırasını vermek istemez. Emre’nin bu basit itirazına babası da dahil olunca Pandora’nın kutusu açılır.

6. Kötü Kız, yönetmen: Ayçe Kartal

Ayçe Kartal yönetmenliğindeki Kötü Kız filminde 8 yaşındaki küçük S. doğayı ve hayvanları seven bir çocuktur. Hastanede olduğu süre boyunca köydeki dedesini, anneannesini ve geçirdiği güzel anıları hatırlar. Ancak, anılar karmaşıklaşıp, korkutucu bir boyuta dönüşür ve yavaş yavaş anlam kazanmaya başlar.

7. Mutluluk, yönetmen: Necip Çağhan Özdemir

Necip Çağhan Özdemir’in Mutluluk filminde, oto tamircisinde çalışan bir adam, fakirlik, terör ve her türlü psikolojik baskıya karşı mutsuzluğa direnmeye, direnmekle kalmayıp mutluluğu yaymaya karar verir.

8. Propaganda, yönetmen: Oğuzhan Kaya

Oğuzhan Kaya’nın Propaganda filmi, kara propaganda soslu bir akşam yemeği.

9. Sana İnanmıyorum Ama Yerçekimi Var, yönetmen: Umut Subaşı

Umut Subaşı yönetmenliğindeki Sana İnanmıyorum Ama Yerçekimi Var filminde, çok katlı bir apartmanda bir pazar günü, herkesin sadece kendi sesini duyduğu konuşmalar ve gürültülü bir sessizlikle geçen gün beklenmedik bir olayla gölgelenir.

10. Sıcak Su: Mavi, yönetmen: Onur Işık Cantürk

Onur Işık Cantürk ‘ün Sıcak Su: Mavi filmi, 20’li yaşların sonunda mutsuz ve intihara meyilli bir kadın olan Nilgün hakkındadır. Dijital çağın tipik bir bireyi olarak nasıl intihar etmesi gerektiğini bile sosyal medya üzerinden araştıran Nilgün, bir YouTube videosunda uygulama yöntemini bulur. Yok olurken bile sanal dünyada var olma arzusuyla veda videosunu çeker, videoyu internete yüklemeden intihar edemeyecektir.

11. Toprak, yönetmen: Onur Yağız

Onur Yağız imzalı Toprak filminde, anne ve babası Fransızca bilmeyen 8 yaşındaki Toprak, ikizlere hamile olan annesinin ultrason muayenesine çevirmenlik yapmak için gider. Kardeşlerinin cinsiyetini öğreneceği anı heyecanla bekleyen Toprak, erkek olmalarını diler.

12. Uzaktaki Yakınlar, yönetmen: Durmuş Sorkut

Durmuş Sorkut’ un Uzaktaki Yakınlar filminde, eşlerini savaşta kaybetmiş mülteci kadınlar erkekler tarafından tacize uğramamak için değişik yöntemler denerler. Ancak içlerinden birinin bulduğu yöntem herkesin kanını donduracak cinstendir.

13. Yüzler, yönetmen: Ali Aktemur

 Ali Aktemur’un Yüzler filmi bir sanat galerisinde çocuk işçilerle ilgili fotoğraflara bakan kişilerin yüzleriyle fotoğraflardaki yüzlerin sessiz hikayesini anlatıyor.

,

ULUSAL BELGESEL YARIŞMASI 20 NİSAN’DA BAŞLIYOR!

Filmleri sinema seyircisi ile birlikte izleyecek Ulusal Belgesel Yarışması seçici kurulunda, belgesel yönetmeni Kerime Senyücel, yazar Buket Uzuner, oyuncu ve yönetmen Ahmet Mümtaz Taylan, gazeteci Mirgün Cabas ve kameraman Hayri Çölaşan yer alacak.

20 Nisan Cuma

16.30  1 – 99′ *Müzikli Bir Hikaye  *Samir’in Rüyası *Fındıktan Sonra

19.00 2 – 93′ *Sirkhane *Özgür *Sütçü Diasporasından Hikayeler *Afgan Kömürü

21 Nisan Cumartesi

14.00 3- 83′ *Uzak ve Yakın *Bir Zamanlar Ada’da *Bir Yeşilçam Hikayesi:İhsan Yüce

 Yarışmasında yarışacak belgesel filmler:

1- Afgan Kömürü, yönetmen: Zeynep Gülru Keçeciler

Zeynep Gülru Keçeciler’in Afganistan’ın kuzeyinde yer alan Tor kasabasındaki maden işçisi çocukların dramını ele alan belgeseli Afgan Kömürü, 41 Senedir süren savaş ve çatışmalar sonucu babalarını kaybetmiş olan Afgan çocukların zor ve ağır şartlardaki yaşam mücadelelerini anlatıyor.

2- Bir Yeşilçam Hikayesi: İhsan Yüce, yönetmen: Özgür Güzelgül

Özgür Güzelgül’in Bir Yeşilçam Hikayesi: İhsan Yüce belgeseli, Yeşilçam’da 169 filmde oynayan, 59 senaryo yazan, 10 filmin yönetmenliğini yapan oyuncu, senarist, yönetmen, şair ve ressam İhsan Yüce’nin hayatını beyaz perdeye taşıyor.

3- Bir Zamanlar Ada’da, yönetmen: Çağrı İşbilir

Çağrı İşbilir’in Bir Zamanlar Ada’da belgeseli Adalar’ın sezon dışı kaldıklarında büründükleri atmosfer, zamansızlık ve mekansızlık hissini yansıtıyor.

4- Fındıktan Sonra, yönetmen: Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Fındıktan Sonra belgeseli Düzce’nin Çiçekpınar köyü ekseninde 1930’lardan 2000’lere kadar gelinen süreçte tarımsal emeğin nasıl değiştiğini, köyün toplumsal yapısının nasıl dönüştüğünü, geçmişin işçi babalarının artık “patron” olmuş çocuklarının kendi mevsimlik işçilerine nasıl baktıklarına dair bir film.

5- Müzikli Bir Hikâye, yönetmen: Jale İncekol

Jale İncekol’un Müzikli Bir Hikâye belgeseli İzmirli müzik öğretmeni Aslı Tanrıkulu’nun Muş’un Varto ilçesinde bir mezrada köy çocuklarından oluşan 40 kişilik bir orkestra kurmasının öyküsünü anlatıyor.

6- Özgür, yönetmen: Başak Ulusoy

Başak Ulusaoy’un Özgür adlı belgeseli Trans bir birey olan Özgür Özinan’ın kadınlıktan erkekliğe geçiş sürecinde geçirdiği iki ameliyattan önce ve sonra neler yaşadığını gözler önüne seriyor.

7- Samir’in Rüyası, yönetmen: Armağan Pekkaya

Armağan Pekkaya’nın Samir’in Rüyası belgeseli savaş nedeniyle ülkesinden kaçmak zorunda kalmış Danimarka’daki ailesine kavuşabilmek için Afganistan’dan yürüyerek yola çıkan ancak Türkiye’de soğuktan donmak üzereyken bulunan 8 yaşındaki Samir’in gerçek hikayesini anlatıyor.

8- Sirkhane, yönetmen: Tülin Tezel

Tülin Tezel’in Sirkhane belgeseli savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan dört Suriyeli arkadaşın hikayelerini Mardin’de sanat-eğitim projeleri gerçekleştiren Sirkhane ile yollarının kesişmesine odaklanarak anlatıyor.

9- Sütçü Diasporasından Hikayeler, yönetmen: Özgür Atlagan, Onur Gökmen, Vera Ryser

Vera Ryser, Onur Gökmen ve Özgür Atlagan yönetimindeki Sütçü Diasporasından Hikayeler belgeseli bir asırdan fazla bir zaman önce İsviçreli göçmenlerle birlikte Doğu Anadolu’ya gelen tarifle, yerel koşullar ve zamanın etkisiyle kendine has bir tat ve hikâyeye kavuşmuş olan Kasr Gravyeri üzerine bir belgesel.

10- Uzak ve Yakın, yönetmen: Oğuz Makal

Oğuz Makal’ın Uzak ve Yakın belgeseli ise 2017 Temmuz ayında Vietkong-ABD savaşında şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede, Saygon’daki Savaş Müzesinde yapılan çekimlerle zamanda yolculuğa çıkarıyor.

Ulusal Belgesel Yarışma Dışı Özel Gösterimleri

Tolga Barman’ın Külkent belgeseli 1960’lı yıllarda sanayi bölgesi ilan edilen Aliağa’da 1989 yılında ortaya çıkan termik santral yapılması planları, örgütlenen karşı eylemleri ve 2018 yılında santralin kuruluş sürecini ortaya koyuyor. Nurdan Arca’nın Muazzez Mucizesi 104 Yaşında belgeseli 1935’te Ankara’da yeni kurulan Dil Tarih Tarih Coğrafya Fakültesine 1936’da giren ilk kız öğrencilerden olan Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın hayatını; Aydın Orak’ın Yaşar Kemal Efsanesi belgeseli ise efsane yazar Yaşar Kemal’in doğumundan ölümüne tüm hayatını, kendi ağzından ve hayatına yakın tanıklık etmiş dostlarının anlatımlarıyla anlatıyor. Zeynep Gülru Keçeciler’in Zavar,Çocuk ve Keklik belgeseli Afganistan’ın kuzeyinde Çardeh isimli bir dağ köyünde yaşayan 60’lı yaşlarındaki Zavar ve 9 yaşındaki yeğeni Razak’ın yaşamı üzerinden Afgan geleneklerini yansıtıyor.

,

ANKARA FİLM FESTİVALİ BAŞLIYOR!

29. Ankara Uluslararası Film Festivali Açılış Töreni 19 Nisan Perşembe!

Türkiye’nin en köklü festivallerinden olan Ankara Uluslararası Film Festivali, MEB Şura Salonunda yapılacak görkemli açılış töreniyle Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 19 Nisan’da başlıyor. 2018 yılı Onur Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı ve Türkiye sinemasının tanınmış simalarının katılımıyla gerçekleşecek olan törenin sunuculuğunu Ünsal Ünlü ve Özge Uzun üstlenecek.

                         

  Menderes Samancılar                                      Tuba Ünsal

Aziz Nesin Emek Ödülünü sinemamızda hem başrollerde hem de yan rollerde ortaya koyduğu oyun gücüyle sanat yaşamına pek çok film ve ödül sığdıran Menderes Samancılar’a rol arkadaşı oyuncu Tuba Ünsal, Sanat Çınarı Ödülünü çok yönlü ve üretken sanatçı Rüştü Asyalı’ya oyuncu Bennu Yıldırımlar, Kitle İletişim Ödülünü Türkiye’de akademik alanda bilimsel ve hakemli ilk sinema dergisi olan sinecine Sinema Araştırmaları Dergisi’ne yapımcı Elif Dağdeviren takdim edecek.

                 

                Rüştü Asyalı                                                    Bennu Yıldırımlar

Tören Lüksemburg’da CCRN Kültür Merkezi, Paris’de Chez Papa Jazz Club, Sırbistan’da Nisville Jazz Festival’de konserler gerçekleştiren Emin Fındıkoğlu Quartet konseri ile devam edecek. Piyanoda caz üstadı Emin Fındıkoğlu, vokalde Meltem Ünel, kontrbasta Esra Kayıkçı ve davulda Monika Bulanda’nın yer aldığı dörtlü gerek caz gerekse cazın türevi olan müziklerden özenle oluşturulmuş renkli bir repertuarı seslendiriyor.
ANKARA FİLM FESTİVALİ AÇILIYOR!
Elif Dağdeviren
Dünya ve Türkiye sinemasının dikkat çekici filmlerinin bir araya geldiği zengin bir programla sinemaseverlerle buluşacak olan Ankara Uluslararası Film Festivali, 29 Nisan tarihine kadar film gösterimleri, yarışmalar, atölyeler ve özel etkinliklerle devam edecek.
Emin Fındıkoğlu Quartet
 
Biletler yarışma filmlerinin ve festival seçkilerinin gösterimlerinin yapılacağı Büyülü Fener Sineması Kızılay ile https://www.biletinial.com/ da satışa sunuluyor. Festival programına http://www.filmfestankara.org.tr/tr/ den ulaşılabilir.
Biletler fiyatları: 11.30 seansları / Kısa ve belgesel filmler (4. salon) 8 TL, öğrenci / öğretmen / 65 yaş üstü 14 TL, tam 17 TL.
Askıda Bilet: TED Askıda Bilet uygulaması festival takipçilerine ücretsiz sinema keyfi yaşatırken, dileyen herkes askıya bilet bırakabilecek.
,

29. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ BİLETLERİ SATIŞTA!

Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla gerçekleştirilecek 29. Ankara Uluslararası Film Festivali, bu yıl 19-29 Nisan tarihlerinde heyecan verici bir programla sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. 

“Ulusal Uzun Film Yarışması”nda Türkiye Sinemasının usta yönetmenleri Onur Ünlü, Tayfun Pireselimoğlu ve Ümit Ünal’ın yeni filmleri birlikte yarışacak. Sundance Film festivalinde “En İyi Film” ödülü alan Kelebekler, Berlinale Generation 14plus bölümünde yarışan Güvercin ve Berlinale Forum bölümünde dünya prömiyerini yapan Tuzdan Kaide gibi genç ve başarılı sinemacıların filmleri de yarışmada yer alacak.

Uluslararası festivallerden en yeni filmler, özel ilk gösterimler ve usta yönetmenlerin filmleri 29. Ankara Uluslararası Film Festivalinde!
Festivalin dünya sinemanın dikkat çekici filmlerinin bir araya getirildiği zengin bir izlencesi var. Usta yönetmenlerin yeni filmlerinden, genç yönetmenlerin yenilikçi filmlerine, sinemanın kült eserlerinden, uluslararası festivallerde dikkatleri çeken en özgün yapımlara, dünya sinemasından özel bir seçki geniş kitlelere sesleniyor.
“Dünya Sineması” seçkisi bu yıl; çektiği filmlerle usta yönetmenlere ilham veren ödüllü Japon yönetmen Mizoguchi filmlerinin yer aldığı Retrospektif: Kenji Mizoguchi, aramızdan ayrılan sanatçılara özel yapılan seçki Anısına, 1968’in 50. yılına atfen oluşturulan Her Daim Genç: 68 Sineması, ödüllü ve festivallerde yarışan Avrupa komedilerinin yer aldığı Komik-i Kıta Avrupa, Berlinale, Viennale, Toronto ve Cannes ödüllü yönetmenlerin filmlerinin yer aldığı Aktarmasız Avustralya, Rotterdam, Cannes ve Berlinale ödüllü filmleriyle Uzak Köşeler, Locarno, Tribeca, Toronto, Sundance ve Cannes festivallerinde gösterilmiş özel filmlerin yer aldığı Dünya Festivallerinden, Berlinale filmlerinden seçkilerden oluşan Berlin Ekspresi ve Konumuz Sinema bölümlerinden oluşuyor.
YILIN EN İYİ ULUSAL FİLMLERİ SEÇİLECEK!
Festival kapsamında düzenlenen “Ulusal Uzun Film Yarışması”nda yönetmen Barış Pirhasan’ın başkanlığında, oyuncu Songül Öden, oyuncu Güven Kıraç, yazar Şebnem İşigüzel ve görüntü yönetmeni Meryem Yavuz’dan oluşan seçici kurul, filmleri seyircilerle birlikte izleyip değerlendirilecek.
Yarışacak ulusal uzun filmler şunlar:
1- Bekçi / Durmuş Akbulut
Anton Çehov’un ince mizahı ve Giovanni Papini’nin fantastik karakterlerini birleştiren barok bir masal olan film, bir kasaba mezarlığında gece bekçiliği yapan Salih’in hikayesini anlatıyor.
2- Güvercin / Banu Sıvacı
Berlinale Generation 14plus bölümünde de yarışan film, Adana’nın bir kenar mahallesinde, abisi ve ablasıyla birlikte yasayan ve beslediği güvercinlerle özel bir bağ kuran Yusuf’un çalışma hayatı ve mahallesinin gerçekleriyle yüzleşmesini anlatıyor.
3- Halef / Murat Düzgünoğlu
Filmde beynindeki tümör nedeniyle epilepsi krizleri geçiren Mahir, uzun yıllar önce ölmüş olan ağabeyi olduğunu ve yeniden dünyaya geldiğini iddia eden Halef ile karşılaşıyor. Hayata rasyonel bir yerden bakan Mahir’in gittikçe mistizme, mistik bir yerden bakan Halef’inse şüpheci bir noktaya kaymasıyla oluşan değişim gözler önüne seriliyor.
4- Kelebekler / Tolga Karaçelik
Sundance Film festivalinde “En İyi Film” ödülü alan film; Cemal, Kenan ve Suzan adlı üç kardeşin 30 yıl ayrı kaldıktan sonra, babalarının çağrısıyla Hasanlar Köyü’ne gelişi ve onun öldüğünü öğrenmeleri sonrası yaşananları anlatıyor. Babalarının vasiyeti gereği cenaze töreni için kelebeklerin geliş vaktini beklemek zorunda kalan kardeşler, hem birbirleri hem babaları hem de kendileri hakkında çok şey öğreniyorlar.
5- Put Şeylere / Onur Ünlü
Filmde İstanbul’un Cihangir semtinde yaşayan bir grup sanatçının hayatlarına giren bir el kamerası nedeniyle garip bir hal alan karmaşık ilişkileri, Onur Ünlü’nün birbirinden ilginç karakterleriyle zaman ve mekanla oynadığı deneysel bir anlatıya dönüşüyor.
6- Renksiz Rüya / Mehmet Ali Konar
90lı yılların karanlık politik olaylar örgüsünün ortasında kalan ve annesinin ölümünün ardından içine kapanan Mirza’nın hayatı bir süreliğine evlerine misafir olan Mir Ahmed’le değişiyor. Filmde bir çocuğun yaşama ritmi ve farkındalık kabiliyetiyle anlatılmak istenen hikâye; çocukluk, matem ve hayaller ekseninde gelişiyor.
7- Sofra Sırları / Ümit Ünal
Film bir Anadolu kasabasında hayatını kocasına ve evine adamış bir kadın olan Neslihan’ın bir seri katile dönüşme sürecini anlatıyor. Dışarıdan bakıldığında sevimli, utangaç bir ev hanımı ve iyi de bir aşçı olan Neslihan’ın çevresindekiler bir bir ölmeye başlayınca şehre yeni atanmış, hırslı ve genç bir komiser bu hikâyenin peşine düşüyor.
8- Tuzdan Kaide / Burak Çevik
Berlinale Forum bölümünde dünya prömiyerini yapan film mağarayı andıran bir odada yaşayan otuz yaşlarındaki münzevi bir kadının İstanbul’un ücra köşelerinde, zamandan kopuk ve mekânı belirsiz bir yolculukla ikiz kardeşini arayışını anlatıyor.
9- Yol Kenarı / Tayfun Pirselimoğlu
Filmde fırtınalı deniz ile orman arasına sıkışıp kalmış, açıklanamayan ölümler ve gizemli doğa olaylarının etkisi altındaki bir kasabaya, genç bir adamın çalışmaya gelmesi ve sırtında görülen bir leke yüzünden tüm kasabanın yaşadığı huzursuzluk anlatılıyor. Yaşanan felaketleri Deccal’ın gelişine bağlayan kasabalılar genç adamın da Mehdi olduğuna inanmaya başlıyorlar.
10- Zor Bir Karar / Ender Özkahraman
Film gözüne büyük görünen burnunu takıntı edinmiş ve biriktirdiği parayla estetik ameliyat olma hayalleri kuran Eylem’in, babası ve büyük kardeşiyle birlikte, politik, ekonomik ve duygusal problemlerin yarattığı kaygılarla ve çatışmalar arasında Hakkâri’de geçen yaşamını anlatıyor.
DÜNYA FESTİVALLERİNDEN ÖDÜLLÜ FİLMLER ANKARA’DA!
A Stroy of Chikamatsu
Retrospektif: Kenji Mizoguchi
Çektiği filmlerle yalnızca Akira Kurosawa gibi Japonya’dan çıkan büyük yönetmenlerin değil Jean-Luc Godard, Andrei Tarkovsky gibi ustaların da esin kaynaklarından kabul edilen ödüllü Japon yönetmen ve senarist Mizoguchi’nin A Stroy of Chikamatsu, Venedik Film Festivalinden ödüllü Sansho the Baliff ve Street of Shame ve A Geisha filmleri sinemaseverlerle buluşacak.
Jules et Jim
Anısına
Zombi filmlerinin babası George A. Romero anısına Night of the Living Dead, usta oyuncu Jeanne Moreau anısına, kariyerinin belki de en ünlü filmi François Truffaut’nun yönettiği Jules et Jim, Türkiye Sinemasının duayen oyuncusu Münir Özkul anısına Reha Erdem’in yönettiği ve oyuncunun oynadığı son sinema filmi olma özelliğini de taşıyan A Ay ve Ingmar Bergman’ın doğumunun 100. yılı anısına The Seventh Seal filmlerinin gösterimleri yapılacak.
Easy Rider
Her Daim Genç: 68 Sineması
Festival seyircileri 1968’in 50. yılına atfen yapılan seçkide; Dennis Hopper’ın Altın Palmiyeli, Oscar adayı filmi Easy Rider, Michael Wadleigh’in efsanevi festivalin üç gününü anlatan Oscarlı Woodstock filmi, BAFTA ve Altın Palmiyeli yönetmen Louis Malle’in yine BAFTAlı filmi May Fools, Jean-Luc Godard’ın Viennale onaylı filmi La Chinoise ve Margarethe von Trotta’nın Viennale ödüllü filmi Marianne & Juliane’i beyaz perdede izleme şansı bulacak.

In the Aisles

Komik-i Kıta Avrupa
Berlinale’den iki ödülle dönen Thomas Stuber imzalı In the Aisles, Türk asıllı yönetmen İlker Çatak’ın Hamburg Film Festivalinde yarışan filmi Once Upon a Time… Indianerland, Caye Casas ve Albert Pintó’nun ilahi komedisi Killing God, Hafsteinn Gunnar Sigurðsson’un Viennale çıkışlı filmi Under the Tree, Daan Bakker’ın Rotterdam Uluslararası Film Festivalinden ödüllü filmi Quality Time ve Locarno Uluslararası Film Festivalinden ödüllü Peter Luisi’nin yeni filmi Streaker yer alacak.
Sweet Country
Aktarmasız Avusturalya
Berlinale ve Cannes ödüllü yönetmen Warwick Thornton’nın Toronto Film Festivali ve Viennale’den ödülle dönen filmi Sweet Country, usta yönetmen Peter Weir’in BAFTAlı filmi Picnic at Hanging Rock, Priscilla Cameron’ın AACTA adayı filmi The Butterfly Tree ve Trevor Graham’ın ödüllü filmi Monsieur Mayonnaise gibi Avusturalya yapımı filmler sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.
Los Perros
Uzak Köşeler
Niles Atallah’ın Rotterdam Uluslararası Film Festivalinden ödülle dönen Rey adlı filmi, João Dumans ve Affonso Uchoa’nın Rotterdam ve San Sebastián Uluslararası Film Festivalinden çıkan Araby adlı filmi, Berlinale’den ödüllü Marcela Said’in Los Perros adlı yeni filmi, Fellipe Barbosa’nın Cannes’dan ödülle dönen Gabriel and the Mountain adlı filmi yer alacak.
Miseducation of Cameron Post
Dünya Festivallerinden
Festival her sene olduğu gibi bu sene de dünya festivallerinde gösterilmiş filmlere Ankara’da ev sahipliği yapmaya devam edecek. Dünya Festivallerinden bölümde Rainer Sarnet’ın Tribeca Film Festivalinde jüriyi etkileyen filmi November, Jan Svankmajer’ın son filmi olacağını açıkladığı Insect, Bojan Vuletic’in bol ödüllü Requiem for Mrs. J adlı filmi, Ana Urushadze’nin Locarno Uluslararası Film Festivalinde iki ödül birden kazanan filmi Scary Mother, Matan Yair’in aralarında Toronto Uluslararası Film Festivali gibi önemli festivallerinden büyük beğeni toplayan Scaffolding filmi ve Hlynur Palmason’ın Locarno Uluslararası Film Festivalinden beş ödülle dönen filmi Winter Brothers, bu yıl Sundance Film Festivalinden En İyi Film Ödülü alan Miseducation of Cameron Post, Valeska Grisebach’ın bol ödüllü, Cannes adayı filmi Western ve Jonas Trueba’nın The Romantic Exiles filmlerine ev sahipliği yapacak.
Festivalin çocuk izleyicileri için ise Jonathan Geva’nın senaryosunu yazdığı ve yönettiği fantastik Abulele programda yer alacak.
The Silent Revolution
Berlin Ekspres
Robert Schwentke’nin San Sebastián Uluslararası Film Festivalinden ödülle dönen filmi The Captain, Wolfgang Fischer’ın Berlinale’de üç ödül birden alan filmi Styx, önceki filmiyle Locarno Uluslararası Film Festivalinden ödülle dönen Lars Kraume’nin yeni filmi The Silent Revolution, Philipp Jedicke’nin Berlinale’den çıkma, Peaches, Feist ve Daft Punk gibi gruplarla çalışan Grammyli müzisyen Chilli Gonzales’i anlatan filmi Shut Up and Play the Piano ve Berlinale ana yarışmasından Christian Petzold yönetmenliğindeki Transit yer alacak.
Çirkin Kral’ın Efsanesi
Konumuz Sinema
BAFTAlı yönetmen Bertrand Tavernier’in kendi sinema macerasını belgeselleştirdiği My Journey Through French Cinema adlı filmi, Emiliy Atef’in Romy Schneider’ın son röportajını anlatan Berlinale ana yarışmasından sıcak sıcak çıkmış 3 Days in Quiberon ve Hüseyin Tabak’ın Toronto Uluslararası Film Festivalinde gösterilen ve Yılmaz Güney’i konu alan Çirkin Kral’ın Efsanesi filmleri yer alacak.
Biletler yarışma filmlerinin ve festival seçkilerinin gösterimlerinin yapılacağı Büyülü Fener Sineması Kızılay ile https://www.biletinial.com/ da satışa sunuluyor. Festival programına http://www.filmfestankara.org.tr/29-auff-katalogu/ den ulaşılabilir.
Biletler fiyatları:
11.30 seansları / Kısa ve belgesel filmler (4. salon) 8 TL, öğrenci / öğretmen / 65 yaş üstü 14 TL, tam 17 TL.
Askıda Bilet
TED Askıda Bilet uygulaması ile ücretsiz sinema keyfi yaşatırken,
dileyen herkes askıya bilet bırakabilecek.
Ankara Uluslararası Film Festivaline dair detaylı bilgi için:
medya@www.filmfestankara.org.tr
Tel: (312) 468 77 45